Terapi Yaklaşımlarımız
Merkezimizde çocuklarla yürütülen terapötik süreçlerde tek bir yaklaşım benimsenmez. Her çocuğun ihtiyacı, başvuru nedeni ve kişisel özellikleri doğrultusunda en uygun terapi yaklaşımı uzman tarafından belirlenir.
Çocuk Merkezli Oyun Terapisi
Çocuk merkezli oyun terapisi, çocuğun kendi doğal dili olan oyun aracılığıyla duygularını ifade edebildiği, keşfettiği ve işlediği bir terapi yaklaşımıdır. Bu yöntemde çocuğa belirli bir konu veya yön dayatılmaz; bunun yerine güvenli ve yapılandırılmamış bir oyun ortamı sunulur.
Terapist, çocuğu yönlendirmek ya da düzeltmek yerine onu olduğu gibi kabul ederek sürece eşlik eder. Bu kabul edici ve destekleyici ortam, çocuğun kendini güvende hissetmesini ve iç dünyasını özgürce ifade edebilmesini sağlar.
Oyun terapisi seanslarında çocuk; korkularını, kaygılarını, yaşadığı çatışmaları ve duygusal deneyimlerini doğrudan konuşmadan oyun aracılığıyla dışa vurabilir. Bu süreç, çocuğun duygusal farkındalığını, öz düzenleme becerisini ve içsel kaynaklarını destekler.
Çocuk merkezli oyun terapisi; kaygı, davranış güçlükleri, travma, aile içi değişimler ve sosyal ilişkilerde yaşanan zorluklarda sıklıkla tercih edilen bir yaklaşımdır. Özellikle duygularını sözel olarak ifade etmekte güçlük çeken çocuklar için etkili bir terapi yöntemi olarak öne çıkar.
Psikodinamik Psikoterapi
Psikodinamik psikoterapi, çocuğun davranışlarının ve duygusal güçlüklerinin yalnızca yüzeysel belirtiler olarak ele alınmadığı; bu belirtilerin altında yatan dinamiklerin anlaşılmaya çalışıldığı derinlemesine bir terapi yaklaşımıdır.
Bu yaklaşımda çocuğun erken dönem ilişki deneyimleri, bağlanma örüntüleri ve bilinçdışı duygusal süreçleri terapötik sürecin merkezine alınır. Çocuğun bugün yaşadığı güçlüklerin geçmiş deneyimleriyle nasıl şekillendiği birlikte keşfedilir.
Psikodinamik psikoterapide terapist ile çocuk arasında kurulan ilişki, sürecin temel taşını oluşturur. Çocuğun terapistle kurduğu güvenli ve tutarlı ilişki, yeni bir ilişki deneyimi sunarak duygusal gelişimi ve iyileşmeyi destekler.
Bu yaklaşım; kaygı, depresif belirtiler, ilişkisel güçlükler, düşük özgüven ve tekrar eden davranış örüntüleri gibi durumlarda, özellikle de güçlüklerin daha derin duygusal kökleri olduğu düşünüldüğünde tercih edilir.
MBT-C / Çocuklar için Mentalizasyon Temelli Terapi
MBT-C, çocuğun hem kendi hem de çevresindeki insanların zihinsel dünyasını —düşünceler, duygular, niyetler ve ihtiyaçlar— anlama ve anlamlandırma kapasitesini geliştirmeyi hedefleyen yapılandırılmış bir terapi yaklaşımıdır.
Çocuklar zaman zaman kendi duygularını tanımakta ya da başkalarının davranışlarının arkasındaki nedenleri anlamlandırmakta güçlük çekebilir. Bu güçlük; ilişkisel çatışmalara, duygusal patlamalara ve sosyal uyum sorunlarına zemin hazırlayabilir. MBT-C, tam da bu noktada devreye girerek çocuğun zihinsel dünyasını daha iyi okumasına yardımcı olur.
Terapi süreci oyun, hikâye ve günlük yaşam deneyimleri üzerinden ilerler. Çocuk bu süreçte hem kendi iç dünyasıyla hem de başkalarının perspektifleriyle daha sağlıklı bir temas kurmayı öğrenir.
MBT-C; duygusal düzenleme güçlükleri, öfke patlamaları, ilişkisel sorunlar ve empati gelişiminde güçlük yaşayan çocuklarda sıklıkla tercih edilen bir yaklaşımdır.
Filial Terapi
Filial terapi, ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkiyi güçlendirmeyi hedefleyen oyun temelli bir terapi yaklaşımıdır. Bu yöntemde terapist yalnızca çocukla değil, ebeveynle de çalışır ve ebeveyne çocuğuyla kuracağı terapötik oyun becerilerini öğretir.
Çocuklar duygularını çoğu zaman kelimelerden çok oyun aracılığıyla ifade eder. Filial terapi, ebeveynlerin bu oyun dilini anlayabilmelerine ve çocuklarının duygusal dünyasına daha yakın bir şekilde eşlik edebilmelerine yardımcı olur.
Terapist rehberliğinde ebeveynler, çocuklarıyla düzenli “özel oyun zamanı” oluşturmayı, duyguları yansıtmayı ve güvenli sınırlar koymayı öğrenir. Bu süreç, çocuğun kendini ifade etme becerilerini ve ebeveyn-çocuk ilişkisindeki güveni destekler.
Filial terapi genellikle 3–7 yaş arası çocuklar ve ebeveynleriyle uygulanmaktadır. Özellikle kaygı, davranış zorlukları, ayrılma kaygısı, özgüven sorunları ve aile içi değişim dönemlerinde çocuklar için destekleyici bir yaklaşım olabilir.
