Meslekler ve Stres: Hangi Faktörler Belirleyici?
- Esra Başöz Özden

- 16 Oca
- 2 dakikada okunur

2009 yılında Amerika’da mesleklerle ilgili olarak yapılan son araştırma sonuçlarına göre en stresli meslekler sırasıyla şunlardır:
Cerrahlık
Ticari havayolu pilotluğu
Haber fotoğrafçılığı
Reklamcılık
Emlakçılık
Doktorluk
Gazete muhabirliği
Hasta bakıcılığı
Cerrahlar, doktorlar ve hasta bakıcıları gibi sağlık çalışanları sürekli olarak fiziksel bir şikayeti, hastalığı olan, kaza geçirmiş kişilerle iletişim kurdukları, onların hayatlarından sorumlu oldukları, hata kabul etmeyen ve çok dikkat gerektiren bir işleri olduğu için sürekli stres altındadırlar.
Ticari havayolu pilotları, her an kaza geçirme olasılıkları olduğu, sürekli dikkatli olmak zorunda oldukları ve çok fazla kişinin hayatının sorumluluğunu taşıdıkları için kendilerini stresli hissettiklerini belirtmişlerdir.
Haber fotoğrafçılığı yapan kişiler ise çoğunlukla hayati tehlike içeren ortamlarda, hayati tehlike yaşayan kişilerin fotoğraflarını çekmektedirler, sürekli bu tarzda olaylara tanık oluyor olmak, onların işlerini daha stresli bir hâle getirmektedir.
Ülkemizde bu konuda bir araştırma yapılmamıştır fakat pek çok uzmana göre Türkiye'deki en stresli meslekler şunlardır:
Doktorluk
Madencilik
Şoförlük
Pilotluk
Gazetecilik
Ev kadınlığı
Hukuk alanı çalışanları
Polislik
Call-center çalışanlığı
Travma müdahale ekip elemanlığı
Borsacılık
İtfaiyecilik
Tersane işçiliği
Öğretmenlik
Hizmet sektörü çalışanlığı
Ofis Çalışanları mı, Bedensel Güç Gerektiren İşlerde Çalışanlar mı Daha Fazla Strese Giriyor?
Ülkemizde bu konuda net bir ayrım ya da genelleme yapmak oldukça zordur.
Çünkü bir işin yarattığı stres, birçok farklı faktörle ilişkilidir.
Yapılan işin niteliği, çalışma koşulları ve çalışma ortamı, kişinin yaşadığı stres düzeyini belirlemede önemli rol oynar.
Bu nedenle her meslek, kendi koşulları ve belirli kriterler doğrultusunda değerlendirilmelidir.
Her iş yerinde ortak olan bazı kronik stres kaynakları vardır. İş yerlerindeki kronik stres
kaynakları şunlardır:
Yoğun iş yükü
Belirsizlikler
Olumlu geri bildirimin az olması
Kısa sürede iş yetiştirme baskısı
Başka çalışanların işteki eksiklerini telafi etmek zorunda kalmak
İş ortamındaki kişiler arası çatışmalar
İş tatmininin düşük olması
Yapılan iş üzerindeki kontrolün az olması
Çok fazla ya da çok az sorumluluk almak
Uzun çalışma saatleri
Mekân ve yerle ilgili sorunlar
Her çalışanın görev tanımını, kendisinden ne beklendiğini ve sorumluluklarının neler olduğunu net bir şekilde bilmesi önemlidir. Görevinin sınırları belirsiz olduğunda, kişi kendi sorumluluk alanı dışında kalan işler için de kendini yükümlü hissedebilir. Başkalarının yapamadığı ya da eksik bıraktığı işleri üstlenmek zorunda kalmak ise zamanla sürekli stres yaşanmasına yol açar.
Kişiler arası çatışmalar, iş yerinde stresin en önemli kaynaklarından biridir. Özellikle çalışan ile yönetici arasındaki ilişkilerde yaşanan sorunlar, stresin kronikleşmesine yol açabilir. Yapılan işin yeterince takdir edilmemesi ve bunun dile getirilememesi, çalışanın zamanla değersiz ve görünmez hissetmesine neden olur. Bu durum da uzun vadede sürekli stres ve tükenmişlik riskini artırır.
Çok yoğun bir iş yükü ve işleri kısa sürede yetiştirme baskısı, stresin önemli nedenlerinden biridir. Ancak stres her zaman aşırı yükten kaynaklanmaz; bazı durumlarda tam tersine, çok az sorumluluk almak ve kişinin bilgi, beceri ve kapasitesini yeterince kullanamaması da stres yaratabilir.
Ayrıca çalışandan yetkisi, bilgisi ya da becerileri dışında kalan görevleri yerine getirmesinin beklenmesi, kişinin kendini yetersiz ve baskı altında hissetmesine yol açarak stres düzeyini artırabilir.
Çoğu zaman farkında olmasak da iş yerindeki odamız, masamız ve kişisel eşyalarımız bize güven ve rahatlık hissi sağlar. Kendimizi ait hissettiğimiz ortamlarda daha güvende oluruz. İşin gereği olarak sık sık ortam değiştirmek ya da alışık olunan çalışma alanından uzaklaşmak ise kişide stres yaratabilen bir faktör hâline gelebilir.
Klinik Psikolog, Psikoterapist
Esra Başöz Özden




Yorumlar